KAŞ REHBERİNDE YER ALMAK İÇİN HEMEN BİZE ULAŞIN!

Kaş’a yerleştiğimizden beri bizi en çok büyüleyen, “İyi ki buralara gelmişiz” dedirten yerlerin başında kesinlikle Kaleköy (Simena) geliyor. İstanbul’da alışık olduğumuz o her yere arabayla gitme kültürü, burada tamamen son buluyor. Çünkü Kaleköy, Türkiye’de kara ulaşımı olmayan, sadece deniz yoluyla ulaşılabilen nadir ve en masalsı köylerden biri.

Kaş hakkında bu yazıyı şuan kişi okuyor

Kekova bölgesinin kalbinde yer alan bu antik Likya kenti, bugün modern yaşamla tarihin nasıl iç içe geçebileceğinin en güzel kanıtı.

Kaleköy (Simena): Zamanın Durduğu, Suların Tarih Koktuğu Yer

Kaş merkezden tekneyle veya Üçağız’dan kanoyla yola çıktığınızda, karşınıza dik bir yamaca kurulmuş, begonvillerin arasından parlayan taş evler ve en tepede nazlı bir bayrak gibi dalgalanan bir kale çıkar. Burası Simena Antik Kenti üzerine kurulu olan Kaleköy.

Neden Kaleköy’e Gitmelisiniz?

Kaleköy’ü özel kılan şey sadece manzarası değil, sunduğu o benzersiz yaşam biçimi:

  • Denizin İçindeki Lahit: Kaleköy’ün simgesi haline gelmiş o meşhur Likya lahiti, kıyının hemen birkaç metre ilerisinde, suyun içinde tek başına durur. Yanından kanoyla geçmek veya o manzaraya karşı oturmak, size binlerce yıl öncesiyle bugün arasında bir köprü kurdurur.
  • Simena Kalesi ve Dünyanın En Küçük Tiyatrosu: Köyün en tepesindeki kaleye mutlaka çıkmalısınız. Kalenin içinde, kayaya oyulmuş sadece 7 oturma sıralı, Likya’nın en küçük antik tiyatrosunu göreceksiniz. Ama asıl ödül, kaleden baktığınızda göreceğiniz o uçsuz bucaksız Kekova adaları ve batık şehir manzarasıdır.
  • Meşhur Ev Yapımı Dondurma: Kaleköy denince akan sular durur, dondurmalar kaşıklanır! Buradaki teyzelerin kendi elleriyle yaptığı; keçi sütlü, şeftalili, narlı ve özellikle bölgeye has kaktüs meyveli (frenk inciri) dondurmaların tadı başka hiçbir yerde yok.
  • Sokaklar ve Begonviller: Köyde araç olmadığı için tek ses kuş cıvıltıları ve uzaktan gelen dalga sesleri. Daracık taş sokaklarda yukarı tırmanırken yerel kadınların el emeği takılarını, oyalarını ve kekiklerini sattığı küçük tezgahlar size eşlik eder.

Kaleköy’e Nasıl Gidilir?

Buraya ulaşmanın üç yolu var ve her biri ayrı bir macera:

  1. Kaş’tan Tekne Turları: Kaş merkezden kalkan günlük Kekova turlarının en önemli durağı burasıdır. Genellikle 1-1,5 saatlik bir mola verilir.
  2. Üçağız’dan Kano veya Sandalla: Bizim en sevdiğimiz yöntem bu. Üçağız Köyü’ne aracınızla gidip oradan kiralayacağınız bir kanoyla 15-20 dakikada karşı kıyıya, yani Kaleköy’e geçebilirsiniz. Yol boyu suyun altındaki kalıntıları izlemek paha biçilemez.
  3. Likya Yolu Üzerinden: Eğer sıkı bir yürüyüşçüyseniz, Üçağız’dan başlayan kayalık bir patika sizi Kaleköy’e ulaştırır, ancak bu yol oldukça engebelidir.

Ziyaret Edeceklere Tavsiyeler

  • MüzeKart’ınızı Unutmayın: Kaleye çıkışta MüzeKart geçiyor. Manzarayı görmek için o tırmanışa kesinlikle değecek.
  • Akşamüstü Büyüsü: Eğer imkanınız varsa Kaleköy’deki küçük pansiyonlarda bir gece konaklayın. Günübirlik tekneler çekildiğinde köyün büründüğü o sessizlik ve ay ışığının denize düşüşü tam bir huzur terapisi.
  • Ayakkabı Seçimi: Köy tamamen yokuş ve taş merdivenlerden oluşuyor. Terlik yerine rahat bir sandalet veya spor ayakkabı giymeniz tırmanışınızı kolaylaştırır.

Kaleköy (Simena), Kaş’a yerleşme kararımızın ne kadar doğru olduğunu bize her defasında hatırlatan bir yer. Denizin ortasındaki o lahite bakarken, aslında ne kadar büyük bir mirasın parçası olduğunuzu hissedeceksiniz.

Peki siz, o dik merdivenleri tırmanıp en tepedeki kaleden Kekova’ya bakmaya hazır mısınız, yoksa sahil kenarında dondurma keyfi mi size daha yakın?

Share.
Leave A Reply

WeCreativez WhatsApp Support
Kaş'ın En Güncel Rehberi
👋 Online Destek