Adrasan tekne turu yapmanın, buraya daha önceden gelip gelmemenizle hiçbir ilgisi yok. Size önerimiz, bizim gibi yapın ve her geldiğinizde kesinlikle bir günü tekne turuna ayırın.
Çünkü Adrasan’ın en güzel koylarının bazılarına karayoluyla ulaşmak neredeyse imkânsız; bazılarına da yaz aylarında oldukça zahmetli yürüme parkurları ile gidilebiliyor. Bu yüzden biz de her Adrasan’a gittiğimizde illa ki bir tekne turu rezervasyonu yapıyoruz. Turkuaz koylar, dik falezler, berrak su ve sessizlik… Bunların büyük kısmını ancak denizden görebiliyorsunuz.
Adrasan’da Tekne Turları Nerelere Gidiyor?
Adrasan’da gezi teklerini farklı rotalar çiziyor, o yüzden bu yıl ve geçmiş tekne deneyimlerimizdeki koyları da yazarak sizlere turlar hakkında bilgi vermek istiyoruz. Herkes bu ara Suluada için gitsede, diğer plajlar ve koylar sizleri şaşırtacaktır.
Akseki Koyu (En Sevdiğimiz #02 )
Bu yıla kadar daha önce katıldığım tekne turlarının hiçbiri Akseki Koyu‘na uğramamıştı. Açıkçası biz de bu koyun adını ilk kez duyduğumuzda, yıllardır bu bölgede gezmemize rağmen nasıl keşfedemediğimize şaşırdık. Tekne koya yaklaşmaya başladığında ise bizi çok etkilendi.
Yaklaşık 5-6 teknenin aynı anda demirleyebileceği büyüklükte olan Akseki Koyu, iki yanında yükselen dik ve yemyeşil dağlarla çevrili. Turkuaz deniz, yemyeşil yamaçlar ve kayalık kıyılar bir araya gelince ortaya fotoğraf makinesini sürekli eline almak isteyeceğin manzaralar çıkıyor.
Ama Akseki Koyu‘nu özel yapan sadece görüntüsü değil. Berrak denizi sayesinde tekneden atlayıp uzun uzun yüzmek burada gerçekten ayrı bir keyif. Kalabalığın henüz keşfetmediği ya da tekne kaptanlarının önemsemediği bu koy, bize göre Adrasan tekne turunun en güzel sürprizlerinden biri oldu.





Sazak Koyu
Sazak Koyu, tekne turunun en huzurlu duraklarından biri. Karadan ulaşımın olmaması sayesinde doğal yapısını büyük ölçüde korumayı başarmış. Koyun çevresini saran çam ormanları, denize kadar inen sarp kayalıklarla birleşince kendini medeniyetten oldukça uzakta hissediyorsun. Hatta bana Jurasic Park filmindeki yerleri anımsattı.
Kalabalık plajların aksine burada sadece doğanın içinde yüzüyor, etrafındaki yemyeşil manzarayı izleyerek zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun. Eğer Adrasan tekne turunda “en sakin koy hangisiydi?” diye sorarsanız, bizim cevabımız hiç düşünmeden Sazak Koyu olur.

Porto Ceneviz Koyu
Olympos ile Adrasan arasında, Musa Dağı’nın eteklerinde, dik yamaçların arasına adeta gizlenmiş olan bu koy, Adrasan’ın en bakir köşelerinden biri. Karayoluyla ulaşımının olmaması (orman yasaklarından dolayı yol yapılmamış) ve birinci derece doğal sit alanı statüsü sayesinde burası kelimenin tam anlamıyla el değmemiş kalmayı başarmış.
Tekneyle koya yaklaşırken bizi ilk büyüleyen şey suyun rengi oldu. Kıyıya yaklaştıkça turkuazdan zümrüt yeşiline dönen deniz o kadar berrak ki, 4-5 metre derinlikteki taşları ve sualtı yaşamını tekneden bile rahatça görebiliyorsunuz. Adrasan’dan yaklaşık 30-40 dakikalık bir deniz yolculuğuyla ulaşılan koy, korunaklı yapısı sayesinde neredeyse hiç dalga almıyor; deniz adeta çarşaf gibi. Sahili ise küçük taşlık ve kum karışımından oluşuyor.
Küçük Bir İsim Notu: Bu koyun önüne neden “Porto” eklendiğini merak edenler için hemen açıklayalım. Düzce Akçakoca’da da bir Ceneviz Koyu bulunduğu için, karışıklığı önlemek adına buraya tarihi liman anlamına gelen “Porto” ibaresi eklenmiş. Yöre halkı ve kaptanlar ise kısaca “Ceneviz Koyu” demeyi tercih ediyor. Yaşlıların buraya hala “Korsan Koyu” demesinin sebebi ise Orta Çağ’da Akdeniz korsanlarının gizlenmek için bu korunaklı limanı sığınak olarak kullanmış olması.
Doğal Çamur Banyosu ve Eğlence
Porto Ceneviz Koyu’nu turların gözdesi yapan tek şey büyüleyici denizi değil. Koyun sahil şeridinde, tekneden inip kolayca ulaşabileceğiniz doğal bir çamur banyosu noktası bulunuyor. Biz de dahil olmak üzere turdaki herkesin üstüne başına çamur sürüp eğlendiği, geziye çok keyifli ve doğal bir deneyim katan harika bir aktivite oldu.
Koruma Altındaki Bir Cennet
Buranın güzelliği sadece gözle görünenlerle sınırlı değil. Porto Ceneviz Koyu, nesli tehlike altındaki Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının en önemli yumurtlama alanlarından biri. Hatta şanslıysanız şnorkelle yüzerken onlarla karşılaşabiliyorsunuz. Sadece kaplumbağalar da değil; bu bakir kıyılar Akdeniz foklarına da ev sahipliği yapıyor ve bölge Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından korunuyor. Denizden çıkıp birkaç adım attığınızda ise kekik, adaçayı ve çam kokularının birbirine karıştığı o mutlak sessizlik ruhunuzu dinlendiriyor.
Amerikan Koyu
Adrasan tekne turlarının Porto Ceneviz ve Sazak’tan sonraki en popüler duraklarından biri de Amerikan Koyu. Karadan ulaşımın olmadığı bu saklı koy, adını geçmişte burada batan bir Amerikan gemisinden (veya bölgede araştırma yapan Amerikalı arkeologlardan) alıyor.
Amerikan Koyun’un en büyük özelliği, rüzgâra karşı oldukça korunaklı yapısı ve adeta dev bir akvaryumu andıran berrak denizi. Turkuazın en açık tonlarını görebileceğiniz suyu, şnorkelle dalış yapmayı sevenler için tam bir cennet; su altındaki kayalık oluşumları ve balık sürülerini izlemek inanılmaz keyifli. Çevresini saran çam ağaçlarının gölgesi denize vururken, kalabalıktan uzak, sessiz ve huzurlu bir yüzme molası arayanlar için Adrasan rotasının olmazsa olmaz noktalarından biri.


Fener Koyu
Adrasan tekne turlarının en uç ve en karakteristik duraklarından biri olan Fener Koyu, adını hemen üzerindeki sarp kayalıklarda yer alan tarihi Adrasan Deniz Feneri’nden alıyor. Açık denize yakın konumu sebebiyle Adrasan’ın iç koylarına kıyasla çok daha farklı, vahşi ve etkileyici bir coğrafyaya sahip.
Koyun etrafını saran devasa dik falezler ve derin masmavi sular, tekneyle yanaşırken insanda hayranlık uyandırıyor. Açık denize baktığı için suyu Adrasan sahilindeki sığ sulara göre biraz daha serin ve oldukça derindir; bu da burayı özellikle iyi yüzücüler ve derin su dalışı (scuba diving) yapmak isteyenler için harika bir nokta haline getiriyor. Suyun altındaki görüş mesafesi o kadar yüksek ki, kayalıkların derinliklerine doğru süzülen balıkları izlemek bambaşka bir keyif. Adrasan turunda hem tarihi fener manzarasını denizden seyretmek hem de o derin, serin ve lacivert sularda serinlemek istiyorsanız, Fener Koyu’na gidip gitmediklerini sorun!
Suluada (Antalya’nın Maldivleri)
Adrasan’a gelip de Türkiye’nin Maldivleri’ni görmeden dönmek olmaz! Turun büyük bir kısmı, sadece Antalya’nın değil, tüm Türkiye’nin en berrak ve etkileyici mavi sularında geçiyor. Adeta tropik bir cennet havası sunan bu yer, bembeyaz kumsalları ve cam gibi deniziyle görenleri kendine hayran bırakıyor.
Suluada, aslında Adrasan sahilinden yaklaşık 45 dakika uzaklıkta yer alan, üzerinde yerleşim olmayan volkanik bir ada. Adanın bu kadar popüler olmasının arkasında iki büyük sır var: İlki, adından da anlaşılacağı üzere adanın içinden çıkan buz gibi tatlı su kaynağı; ikincisi ise adanın taş yapısından kaynaklanan o meşhur, göz alıcı beyaz kumsalları.
Suluada Rotaları ve Önemli Duraklar
Suluada Tekne turunda sabah saatlerinde Adrasan sahilinden hareket eden tekneler, gün boyunca adanın çevresindeki en özel noktalarda molalar veriyor. Bu turun en popüler durakları ise şunlar:
- Suluada Ön Plaj (Maldivler Plajı): Tekne adaya yaklaştığı an neden buraya “Maldivler” dendiğini çok net anlıyorsunuz. Bembeyaz, incecik taşlardan oluşan sahili ve turkuazın en açık tonundaki deniziyle burası turun en büyüleyici noktası. Tekneler genellikle burada uzun bir yüzme molası veriyor.
- Arka Plaj: Ön plaja göre biraz daha sakin ve korunaklı olan bu nokta, yine cam gibi denizi ve beyaz sahiliyle sizi karşılıyor. Dalga durumuna göre kaptanlar öğle yemeği molasını genellikle burada vermeyi tercih ediyor.
- Aşk Mağarası (Mavi Mağara): Adanın altından geçen bu doğal tünel benzeri mağara, turun en heyecanlı noktalarından biri. Mağaranın içindeki suyun sıcaklığı dışarıya göre çok daha serin ve rengi derin bir lacivert. Tekneler uygun hava şartlarında mağaranın ağzına kadar yanaşıyor ve buradan adanın diğer tarafına yüzerek geçebiliyorsunuz.
Adrasan Tekne Turu Yemek Menülerinde Neler Var?
Adrasan tekne turlarının en keyifli ve iştah kabartan yanlarından biri, deniz üstünde geçen yorucu ama huzurlu saatlerin ardından servis edilen o nefis öğle yemekleridir. Genellikle sakin bir koyda demirlendikten sonra taze taze hazırlanan menünün başrolünde, Akdeniz’in ruhuna yakışır şekilde taze balık yer alır. Kaptanlar genellikle o sabah hazırlanan lezzetli bir çupra veya levrek ızgarayı misafirlere sunar; balık tercih etmeyenler ya da yemeyenler için ise her zaman sıcak bir alternatif olarak tavuk ızgara veya şnitzel seçeneği menüde hazır bulundurulur.
Bu enfes ana yemeklere, deniz sonrası herkesin iştahla tabaklarını doldurduğu tamamlayıcı lezzetler eşlik eder. Teknelerin kendi mutfağında hazırlanan bol domates soslu veya yoğurtlu makarna veya bulgur pilavı, taptaze mevsim yeşillikleri ve zeytinyağıyla harmanlanmış Akdeniz salatası masadaki yerini alır. Bunların yanı sıra seçtiğiniz tekneye bağlı olarak şakşuka, haydari, kısır veya patates salatası gibi serinletici ev yapımı Akdeniz mezeleri de yemeğe hem renk hem de ekstra bir lezzet katar.
Yemek sonrasında ve dönüş yolculuğunda ise kapanış ikramları başlar. Sıcak yaz günlerinde içinizi ferahlatacak buz gibi karpuz, kavun veya üzüm gibi mevsim meyveleri yüzme molalarının ardından tabaklarda yerini alır. Turun sonlarına doğru, rüzgar eşliğinde dönüş yoluna geçmeden hemen önce ise demli bir beş çayı eşliğinde bisküvi veya teknede taze pişmiş ev keki ikram edilerek bu eşsiz lezzet deneyimi noktalanır.
Not: Bu menü genel bir konsept olup, yemeklerin servis sıralaması, çeşitleri, eksik veya fazla ikramlar seçtiğiniz kaptana ve teknenizin programına göre değişiklik gösterebilir.

Adrasan’da Hangi Kaptanlar ile Tura Çıktık
Daha önceden tura çıktığımız kaptanlardan sadece memnun olduklarımızı yazacağız, sadece şimdiye kadar birinden memnun kalmamıştık. O da çok büyük bir tekne ve fazlasıyla kalabalık olması ve turun 15.00 gibi çok erken saatte bitmesinden dolayıydı.
Miraç Kaptan
Tam bir aile işletmesi olan tekne çocuklarının ismini taşıyor. Orta büyüklükte olan tekne ile Amerikan koyu ve Suluada’nın bir çok yerinde denize girme imkanı bulmuştuk. Miras Kaptan Instagram >>
Halil Kaptan
Bu yaz….(devam edecek)
❓ Adrasan Tekne Turu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Adrasan çıkışlı tekne turları hava şartlarına ve rotaya göre değişmekle birlikte genellikle sabah 10.00 civarında başlayıp 16.30-17.00 saatleri arasında sona ermektedir. Gün boyunca farklı koylarda yüzme molaları verilir ve teknede öğle yemeği sunulur.
Teknenin rotasına göre değişmekle birlikte Akseki Koyu, Sazak Koyu, Porto Ceneviz Koyu, Amerikan Koyu, Fener Koyu ve Suluada en çok ziyaret edilen duraklar arasında yer alır.
Evet. Adrasan’daki tekne turlarının büyük bölümü Suluada’yı rotasına dahil eder. Hava şartlarına göre rota değişebilir.
Yanınıza güneş kremi, havlu, deniz gözlüğü, şapka, güneş gözlüğü, yedek kıyafet ve su geçirmez telefon kılıfı almanız tavsiye edilir.
Evet. Teknelerde gölgelik alanlar bulunur ve koyların büyük bölümü sakin denizi sayesinde çocuklu aileler için oldukça uygundur.
