Kaş merkezden yaklaşık 45-50 dakikalık bir sürüşle ulaşılan Taş Dibi Plajı, Demre’nin sahil şeridinde, Andriake Antik Limanı’nın (Çayağzı) hemen yanı başında uzanıyor. Kaş’ın minik koylarına alışan bizler için buradaki uçsuz bucaksız sahil şeridi, insana inanılmaz bir özgürlük hissi veriyor. Renk olarakta tabii Kaş’ta alıştığımız turkuaz renkleri burada da var.
Taş Dibi Plajı’nın kalbimizi çalan en önemli özelliklerinden biri de Demre Belediyesi tarafından işletiliyor olması. İsterseniz kumların veya sahilin o kendine has yapısının üzerine havlunuzu atıp ücretsiz bir şekilde gün boyu güneşlenebilirsiniz. Kimse size “şezlong zorunlu” demiyor! Belediye işletmesi olması sizi yanıltmasın; tesisler oldukça bakımlı. Herkesin kullanımına açık olan soyunma kabinleri, duşlar ve tuvaletler sayesinde deniz sonrası hazırlığınızı rahatça yapabilirsiniz.
Bizim cuma günlerinin değişmez plajı tabii dönüştede haftalık pazarımızı Demre’den yapıyoruz.
Yerel Miraslar
Neden Taş Dibi Plajı’na Gitmelisiniz?
Taş Dibi’ni bölgedeki diğer plajlardan ayıran ve bizi buraya çeken birkaç önemli detay var:
- Uçsuz Bucaksız Bir Sahil: Burası Kaş’taki plajlar gibi “havlu atacak yer bulamama” stresi yaşatmaz. Sahil o kadar uzun ve geniştir ki, en kalabalık günde bile kendinize özel, izole bir alan bulmanız çok kolaydır.
- Berrak ve Serin Deniz: Adı üstünde “Taş Dibi”; deniz tabanı taşlık olduğu için su her zaman cam gibi berraktır. Derinliği ise orta seviyededir; ne çok sığ ne de aniden derinleşen cinsten.
- Belediye Sosyal Tesisleri: Plajın bir bölümünde Demre Belediyesi’nin işlettiği çok güzel bir tesis bulunuyor. Burada şezlong ve şemsiye fiyatları oldukça makul. Ayrıca restoran kısmında taze deniz ürünlerinden basit atıştırmalıklara kadar her şeyi uygun fiyata bulabiliyorsunuz.
- Gün Batımı Manzarası: Eğer fotoğraf merakınız varsa veya sadece romantik bir an arıyorsanız, Taş Dibi’nde gün batımı bir başkadır. Güneşin denizin üzerinden usulca batışını izlemek, günün tüm yorgunluğunu alıp götürüyor.
Taş Dibi Ziyareti İçin Küçük Notlar
Eşimle buraya yaptığımız gezilerden çıkardığımız birkaç dersi sizinle paylaşalım:
- Deniz Ayakkabısı: Sahil tamamen iri ve orta boy çakıllardan oluşuyor. Denize girerken zorlanmamak için deniz ayakkabılarınızı mutlaka yanınıza alın. Ben deniz ayakkabısız giriyorum, rahatsız edici bir durum yok.
- Rüzgâr Durumu: Burası açık bir deniz olduğu için bazı günler rüzgârlı ve dalgalı olabilir. Gitmeden önce hava durumuna bakmakta fayda var, ancak hafif dalgalı hali bile oldukça keyifli.
- Otopark Sorunu Yok: Kaş’taki en büyük derdimiz olan park sorunu burada hiç yok. Aracınızı plajın hemen arkasındaki geniş alana rahatça park edebilirsiniz.
Yakınlarda Neler Var?
Taş Dibi Plajı’na kadar gelmişken günü sadece denizle sınırlamayın deriz:
- Likya Uygarlıkları Müzesi (Andriake): Plajın hemen arkasında, antik liman kalıntıları içinde yer alan bu müze, gördüğümüz en etkileyici yerlerden biri.
- Kuş Cenneti: Müzenin hemen yanındaki sulak alan, birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Doğa gözlemi için harika bir durak.
- Çayağzı Plajı: Taş Dibi’nin hemen komşusu olan bu plajda, denizin içinden fışkıran soğuk kaynak sularını deneyimleyebilirsiniz.
Taş Dibi Plajı, Demre’nin o sade ve doğal yüzünü temsil ediyor. Gösterişten uzak, konforlu ve huzurlu bir gün geçirmek isteyenler için Kaş’ın hemen yanı başındaki en iyi alternatiflerden biri.
Siz de kalabalık plajlardan sıkılıp şöyle geniş geniş yayılmak istediğinizde rotanızı nerelere kırıyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!
